{
“title”: “Fiyatların 20 Liraya Düşmesi Üreticiyi Zora Soktu: ‘Bu Fiyata Nasıl Ayakta Kalacağız?'”,
“content”: “
Türkiye’nin önemli muz üretim merkezlerinden biri olan Antalya ve çevresinde, son zamanlarda yaşanan fiyat dalgalanmaları çiftçilerin ve üreticilerin gündemini meşgul ediyor. 2010’lu yıllardan itibaren örtü altı ve seralarda muzdarip üretim teknikleriyle yapılan üretim, devlet desteği ve teşvikler sayesinde büyük bir ivme kazandı. Bu gelişmelerle birlikte Anamur, Bozyazı, Gazipaşa ve Alanya gibi sahil ilçelerinde muz üretimi, yıl boyunca devam eden seracılık uygulamalarıyla 12 aya yayıldı ve üretim miktarları ciddi oranda arttı.
Son yıllarda muz üretiminde görülen bu yoğunluk, toplam üretim miktarlarının da sürekli yükselmesine neden oldu. 2010-2015 yılları arasında yaklaşık 210-270 bin ton arasında seyreden üretim, 2016’dan itibaren hızla artarak 2022 itibarıyla neredeyse 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Ancak 2023 ve 2024 yıllarında yaşanan düşüşler, umutları biraz azaltırken, toplam üretim 2025 yılında yaklaşık 864 bin tona geriledi. Manavgat gibi önemli seracılık merkezleri, 25 bin dönümlük sera alanıyla sektörde öncü konumda olurken; muz üretimi artık sadece birkaç ayla sınırlı kalmayıp, yılın tamamına yayılmış durumda. Üreticiler, seralarda yıl boyunca devam eden bu avantajlı üretimin, yüksek işletme maliyetleri ve dış piyasadaki rekabet nedeniyle sürdürülebilirliğinin sorgulanmaya başladığını belirtiyor.
Ancak asıl sorun, iç piyasadaki fiyatların beklentilerin çok altında kalması. Üreticiler, maliyetlerin sürekli arttığı halde muzun satış fiyatlarının sabit kaldığını, hatta son zamanlarda 20-25 liraya kadar gerilediğini dile getiriyor. Bir üretici, bu fiyatların sadece birkaç gün öncesine kadar yeterli olmadığını, hatta ikinci kalite muzların bile 10 liraya satıldığını anlatarak, ürün maliyetlerinin gübre, işçilik, mazot gibi kalemlerde dört kat arttığını vurguluyor. Bu durum, üreticilerin kar edememesine ve sektörde sürdürülebilirliğin tehlikeye girmesine yol açarken, ithalatın ülkede rekabeti olumsuz etkilediği de eleştiriliyor. Üreticiler, devlet desteklerinin işe yarar olsa da, piyasa koşullarındaki dalgalanmalar ve dışarıdan gelen düşük maliyetli ürünler nedeniyle mücadele ettiklerini söylüyor. Artan maliyetlerle birlikte, üreticilerin en büyük endişesi ise, fiyatların bu seviyelerde kalmaya devam edip etmeyeceği ve sektörün geleceği konusunda yaşanan belirsizlikler oluyor.”
}
